20 Haziran 2010 Pazar

birinci.... öykü: Rüya

*** Yaklaşık yarım saattir uyumuyordu ama oda öylesine karanlıktı ki uyandığını kendi göz kırpmalarından anlayabilmişti.Saatine baktı, 02:10'du. ''Bu kadar mı?'' dedi''sadece üç saat mi uyumuşum'' Yarım saattir uyanık olduğunu bilmiyordu ama fazla oluyordu artık bu uyanmalar.gecelerce gördüğü kabuslar,kabus göreceği korkusuyla uykusundan ediyordu onu.önceki gece gördüğü en kabus en kötülerindendi.
''Uyandığında bir hapishane hücresindeydi ve yanı başında giyinmesi için bırakılmış beyaz bütün bir elbise duruyordu.Tuhaf bir biçimde bunun ne anlama geldigini biliyordu.Beyaz bütün elbiseyi giyindi,seyrek saçlarını ve gözü gibi baktığı, kişiliğinin simgesi saydıgı gür ve uzun sakalını taradı,nasıl olduğunu anlayamadığı bir şekilde şimdi orta yaşlı spor giyimli iki adam tarafından dışarıya çıkarılıyordu.Avluya çıkarıldığında onlarca kamera ve fotoğraf makinasını görünce şaşkına döndü, en fenası ise avlunun ortasında dar ağacının sağında,elinde 'Bilim ve Teknik' dergisiyle duran uzun saçlı bir genç ve solunda dizlerine kadar bembeyaz bir kıyafet giyinmiş,saçları omuzlarına düşen güzeller güzeli bir kızdı.''
Kendi çığlığıyla uyanmıştı...
*** Aynı saatlerde''diğeri'', kendisine hergün hergün ölecegini düşündüren rüyadan kendi çığlığıylada olsa uyanmayı diliyordu.
''Küçük tabure ve masaları kapının önüne dizilmiş bir kahvehanenin önünden geçiyordu.Çay içmek geldi içinden, çay içip dinlenmek...Oturmak üzereydi ki nereden geldiği bilinmeyen bir ayak altındaki tabureyi çekerek devirdi.Tabureyi doğrultup henüz oturmuştu ki yan tarafta taburelerde oturan iki genç--az önce orada olmadıklarından adı gibi emindi-- arkalarına dönüp ellerini üzerine koyduğu masayı önünden çektiler,neler olduğunu anlamadan üzerine oturduğu taburade çekildi altından.Sessizce küfrederek ki çok severdi sessizce küfretmeyi kahvehaneden uzaklaştı.İnsan çoğu zaman gideceği yerin daha kötü olacağını bilmeden bilsede umursamadan uzaklaşırdı kötü bir yerden.Öyle olmuştu,şimdi yolda yürüyordu, başı öne eğikti ve ilk dikkatini çeken ayak ve bacakları oldu.Ayaklarında kendisinin olmayan beyaz ince ayakkabılar ve üzerinde görmeye alışık olmadığı için gözlerini kamaştıran bembeyaz bütün bir kıyafet vardı.Göreceği manzarayı tahmin ederek başını kaldırdı ve görüceğini bile bile dehşete düştü.Yollarda yürüyen insanlar kocaman siyah gözleriyle ona bakıyor ve ellerinde yağlı olup olmadıkları farketmez ilmek tutuyorlardı,boşlukta sallanan insanların soluksuz kalıp--çoğu zaman boyunlarınıda kırarak -- ölmelerine neden olan düğümlenmiş halatlardan.
Yolda henüz birkaç adım atmıştı ki anne karnında soluk almadan yaşayan ve ilk soluğunu alıp katı halde duran akciğerlerini havayla doldurarak yakan yeni doğmuş bebek gibi ağlyarak,uyandı.
*** ''Bir başkası'' ise sıcak bir banyo yapıp rahat girmesine rağmen yatağına,şimdi huzursuzdu.Birkaç dakika sonra, uyandığında hiç uyumasaydım diyeceği uykuya daldı..
'' Saçı başta olmak üzere vücudunun çoğu yeri dayanılmaz şekilde kaşınıyordu.'BİT' dedi tiksinerek, kendi sesini bu kadar yıpranmış duymakta çok tuhaf gelmişti.Emin olmak için banyoya aynanın karşısına gitti.Gördüğü yüzün saçın kendisine ait olduğundan bitten emin olduğu kadar emin değildi.Üzerini çıkardı, heryeri inanılmaz kaşınıyordu ama hiçbir yeri cinsel organının çevresi kadar acı vermiyordu.İstem dışı bir hareketle iç çamaşırını indirdi,çürük ve yanıkları görmenin yarattığı dehşet kaşıntılar yüzünden uzun sürmedi.Üzerini giyinip soluğu hamamda aldı.
Yıkanıp rahatlamıştı ki yorgun olduğu geldi aklına.Az sonra sıcak bir taşın üzerinde yüzüstü yatmıştı ve masajın keyfine varıyordu.Masajı yapanın dokunuşları birden sertleşti,aldırmadı.Sonra birkaç el birden vuruyormuş gibi hissetti,kalkmaya çalıştı yapamadı.Dokunuşlar çoktan acıtan vuruşlara dönmüştü ani bir hareketle yüzünü döndü ve bayılmadan aynı zamanda uyanmadan önceki son görüntüyü gördü.Birkaç tanıdık kıyafet giyinen adam ellerinde joplarla vuruyorlardı...
Uyandı.
Saatler sonra olmaz dedikleri sabah olmuştu.''O, diğeri ve bir başkası'' sabahın erken saatlerinde işlerine--meslektaş sayılırlar--gitmek üzere yataklarından kalktılar.
Onlardan çok uzakta bir bebek annesinin gülen yüzünü görüp belli belirsiz gülümseyerek uyumaya devam ediyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder